En güzel hikayeler

Yıllar sonra, elinde bir valiz, bir kızgınlık anı ile evini terk ettiği kasabaya dönmüştü işte...Ama çok değişmiş buldu kasabayı..İşte, minibüs durağı dedi..Ama, çok farklı göründü gözüne. Durak falan yoktu, yerinde kocaman bir iş merkezi vardı. İçine girdi, tanıdık birini bulabilir miyim umuduyla . Hep yeni yüzler vardı. Çocukluk arkadaşlarının çoğu şimdi kimbilir neredeydi ? Eve gidince nasıl bir süp- rizle karşılaşacaktı. Durakta bir taksiye atladı. Tak- sici "beyim nereye gideceksin ?" dedi. "Bozkurt mahallesine !"dedi..Taksici orta yaşlarda biriydi. "Kusura bakma ya kimlerdensin ?"dedi."Manifatu- racı Maruf'un oğluyum !" dedi..Adam, şaşkın ve üzüntülü, " o aileden kimse kalmadi ki , baban ve anan sizlere ömür !" Gözlerinden iki damla yaş yanaklarından aşağıya aktı. " Yeğenim, insan ana- sını babasını sormaz mı ? Kusura bakma ya, çok insafsızmışsın !" " Haklısın !diye içini çekti. "İncir çekirdeğini doldurmaz bir mesele yüzünden abimle kavga ettim ,evi terk ettim ...Sevdiğim bir kız vardı abim de o kızı severmiş, o kızla ilişkini keseceksin! dedi.".Neden? "diye sordum...Hiç...Yalınız bize yara- maz o kız !" "Hayır, sen değil, feriştahı gelse, o kız- dan vazgeçmem dedim. Bana yumruk attı, sonra gömleğimden tuttu, ben de o hırsla kafa attım Anam, "Yapma Ertan ! Abine el kaldırırsan analık hakkımı helal etmem dedi..Çamaşırlarımı, terlikle- rimi, diş fırçamı, havlumu, pijamalarımı, yeni dikin- dığım elbisemi bir valize doldurup, anama Allah'a ısmarladık bile demeden kapıyı çekip çıktım ,işte böyle !" "Efendi bir delikanlıya benziyorsun, iyi yap- mamışsın evlat "dedi.. "Hasan abim ne oldu ?" dedim. Şoför, içini çekti, "Ayla ile nişanlanmıştı, bir ay sonra, kullandığı taksi, Kayseri şosesinde takla atmış, abin, ve nişanlısı , ağır yaralı olarak K...hastanesine kaldırmışlar, malesef ikisi de ölmüş Taksi, yılların eskittiği tahta bahçe kapsının önünde durdu, bagajdan valizi uzatan şoförden alarak parasını verdi. Taksi gitti. Bahçe, yabani otlarla kaplanmış, kavaklar kurumuş, meyve ağaç larını kurtlar sarmış, yere düşen elmaların içinde kara kurtlar görünüyordu. Aldı baktı. Eskiden ışıl ışıl parlayan elmalar , şekil değiştirmiş, çoğu da buruşuk, kanserliydi. Çeşmenin musluğunu çevirdi, tıss diye bir ses çıktı. Evin dışı da harpten çıkmış bir görünüm arz ediyordu. Elindeki valizi yere koydu, çöktü kapının önüne. İki katlı evin, camları kırılmış, kapının yağlı boyaları dökülmüş, kapıyı itti, açıldı, içeri girince burnuna baş döndürücü bir küf kokusu geldi. Oda- ların duvarları çatlamış, suvaları dökülmüş, eşyalar eskimiş, çoğu da işe yaramaz. Buz dolabının yeri de boş...Mutfakta, tek bir mutfak eşyası yok...Çocuk- luğuna döndü...Absiyle güreş tuttuğu an gözünün önüne geldi. Elini çenesine dayayarak hıçkıra hıçkıra ağladı. Sonra, kalktı, dışarı çıktı. Sevdiği kızın bahçelerine baktı. Duvar dibi komşularıydı Ayla'lar....Bazan, dut ağacına çıkar, kızı dikizlerdi.. Kız, çıktığı zaman , dut ağacında öylece dururdu. Sonra, valizini yerden aldı, bahçe kapsından çıkıp gitti
Gercek (Hikayeler)
 

Sponsorlar